5 Şubat 2013 Salı

Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Çoğumuzun az çok bildiği bir hikaye Dorian Gray’inki. Genç, yakışıklı, herkesi kendine hayran bırakan güzelliğe sahip Dorian yaşlanmaktan, çirkinleşmekten korkmaya başlar. Güzelliğini korumayı başarsa da asıl çirkinliği yenemez.” Hangisi daha korkunç : günah çizgileri mi, yaşlılık çizgileri mi?”
Oscar Wilde bu eserinde temel olarak güzellik kavramı üzerinde dursa da her sayfada başka şeylerden de bahsediyor. Dış güzellik iç güzellik gibi sıradan bir çatışmayı ahlakla, sanatla, haz duygusuyla harmanlayıp önümüze koyuyor. Bunun yanında karakterlerine eklediği özellikleri bu kavramlarla eşleştirirken buluyorsunuz kendinizi.

Temel olarak üç karakter göze çarpıyor: güzelliğiyle sınanan, iyiyi de kötüyü de güzeli de çirkini de yaşayan Dorian Gray, ve onun yanında olan iki arkadaşı. İkisi de belli bir noktada hazcı olsa da Dorian’ın portresini yapan Basil Hallward sanatı, vicdanı ve gözlerini gerçek dünyaya kapamış insanları temsil ediyor. Ta ki güzellik yanılgısı onun da sanatını mahvedene kadar. Diğer tarafta ise Lord Henry Wotton duruyor. Hazzın ve acı gerçeklerin temsilcisi. Her konuşmasında kitabın asıl konusunu unutturup onun verdiği cevaplar üzerine gidiyorsunuz. “Mağara adamı gülmesini bilseydi tarih bambaşka bir yol alırdı,” gibi bir çok fikir ortaya atıyor. Verdiği öğütlerle Dorian’ı kendi dünyasına çekiyor. Bu öğütlerden birisi sanat,sanatçı ögelerini de içeren bir konuşmada yer alır. Lord Henry, Dorian’a,hayran kaldığı tiyatrocu Sibyl Vane hakkında tavsiye verir: “ İstersen Ophelia’nın yasını tut. Cordelia’yı boğdular diye başına küller serp. Brabantio’nun kızı öldü diye göklere doğru haykır. Yalnız Sibyl Vane için gözyaşı dökme. O bunlardan daha az gerçek.”
Bahsettiğim gibi her ne kadar hikayeyi duymuş olma ihtimaliniz çok yüksek olsa da bir hikayeden çok daha fazlasını içeren bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. En kısa zamanda filmini izlemeyi düşünsem de fazla bir beklentim yok. 
               
                 
               



1 yorum:

  1. oscarverywild5 Şubat 2013 20:07

    bu kitabı okuyup kendime o saçma nickname'i seçmiştim, internet daha yeni yeni başlıyordu, kitap mükemmel ötesidir, film versiyonu lüzumsuz.

    YanıtlaSil