
Mehmet Rauf tarafından yazılmış asıl ismi Bir Zanbağın Hikayesi olan Sel Yayıncılık tarafından "Cinsel" serisiyle piyasaya sürülen bu kitap, ilk olarak arka tarafında Osmanlıca orijinal versiyonunu arkasında barındırmasıyla beni tavladı. Hele bir de Mehmet Rauf'un önsözünü görünce tadından yenmez oldu. Tüm metnin, gayet güzel bir dille sadeleştirilmiş olması beni iyice memnun etti. Keşke Sel Yayıncılık kalkıp diğer eserleri de böyle güzel sadeleştirse dedirtti.
Başlamadan Evvel
Bu kısım gayet ilginç zira Mehmet Rauf önsözünde zamane ahlak anlayışını gayet sertçe yadsıyor. Kitabı kendisi gibi kadın vücuduna hayran insanlar için yazdığını ve bu türk kitapların niye böyle gerekli olduğunu anlatır. Ardından da şöyle bir cümle kurar:
Ve onlara [genç kızlar, aile valideleri, kadınlar kadar namus paranoyasına ve fanatikliğine sahip olanlar] şimdiden haber verir ve tavsiye ederim ki, şayet yanlışlıkla bu kitap ellerine geçerse, sakın okumasınlar... Ve şurası da bilinmelidir ki, bu ön açıklamalara rağmen okuyacak kadar merak delisi olanların şikayete de hakkı olmaz.
Bu cümlenin ardındansa niçin zambaktır kitabın adı, onu anlatır. Aslında bu hususta kadını bu denli metalaştırması, her ne kadar tüm suç onun olmasa da, zira tüm bu fikir daha öncelere dayanır, beni rahatsız etmiştir. Sadece bu kısmıyla değil giderek daha da çok rahatsız eden bir hal de alacaktır.
Hayret
Fakat asıl şaşırtıcı olan 1910larda Osmanlı Edebiyatının bu kadar uçmuş olmasıdır. Her ne kadar Mehmet Rauf bu hikayenin bir çeviriden ibaret olduğunu söylese de, ki benim aklıma ilk Lady Violette gelmiştir, cesaret edilip bu kitabın yazılmış ve basılmış olması fazlasıyla enteresandır. Tabii hayatı o kadar uzun olmayacaktır, kısa bir süre sonra ahlaka ve aile kurumuna zarar verici olduğu gerekçesiyle sansürlenmiştir.
Karakterler ve İsimleri
Kitap boyunca erkek karakter isimsiz. Tüm olaylar onun başından geçiyor, tüm hikayeyi o anlatıyor fakat ismini öğrenemiyoruz. Kitap çok yüzeysel bir okumaya tâbi tutulduğunda gözden kaçan bu ayrıntı, aslında kitapla ilgili bize çok önemli bir şey söylüyor: Karakterler hikayenin bir aracı olduğu kadar bir fikrin de aracı. Genel bir erkek fikrinden bahsediliyor burada.
Küçük kızın adının Zambak olması da ayrı bir motif. Kitabın başında öve öve bitiremediği "kadın cinsel organı" kendisini bu isimle var ediyor. Çoğu zaman bu organın, kitabın karakterine göre, tüm görevlerini üstlenip erkeği kolayca baştan çıkarıyor.
Naciye ismini okuduğum zaman da "Vay canınaa... demeeek..." dedim. Bana kalırsa, Naciye kişisi, ismiyle beraber yeni kadınlığı temsil ediyor. Bu yeni kadın sınıfı geçmişteki erkeğe ait görevlerden vazgeçmiş ve dahası "sevici"lerden olmuştur. Tabularla bir bağı kalmamıştır ve imkan bulduğu her an bu bağları eleştiriyor. Açıkçası böyle bir karakterin varlığı bile büyük bir cesaret örneği.
Tasvirler
"Vuhuu..." denilecek tasvirler var. Eylül'den tanık olduğum o uzun ve geniş tasvirler yine burada kendini gösteriyor fakat çok farklı bir açıdan anlatıyor aşkı. Kimi zaman edebi bir söylem tuttururken, kimi zaman da cinselliğin en önemli anlarını gayet etkileyici, hatta itiraf etmeliyim ki, heyecanlandırıcı bir şekilde anlatıyor.
Kitap pek az reklamı yapılmış, basıldığı zaman Mehmet Rauf'un başına türlü şey getirip hapse atılmasına ve meslekten alınmasına sebep oluyor, hatta kötü bir evliliğe bile sebep oluyor.
Ayrıca Sel Yayıncılık ve Cin-sel Kitaplar Serisi sorumluları bizi kırmadı ve sorularımıza cevap verdiler. Onlara da ayrıca teşekkürler.
1. Bir Zambak Hikayesi,
Mehmet Rauf’un antolojisinde nereye düşer?
İstanbul’da doğup büyüyen Mehmet Rauf, ilk gençlik
yıllarından başlayarak Halit Ziya’nın ve genel olarak gerçekçilik akımının
etkisinde kalmıştır. Hikayelerinde toplumsal sorunlardan çok bireysel sorunlara
yönelen ve psikolojk çözümlemeler yapan yazar, Türkiye Edebiyat tarhinde “ilk
psikolojik roman” olarak bilinen, ve kendisine asıl ün getiren romanı Eylül’ü
1901’de yazmıştır.
Daha sonraki eserlerinde de çoğunluka aşk ve kadın konusunu ele
almış, dilde son derece yalın ve anlaşılır olmaya dikkat etmiştir. Yazar tüm
eserlerinde kadınları odağa alır, kadınların sorunlarına eğilir. Cumhuriyet’in
ilk yıllarında kadın dergileri de çıkarmıştır.
Aslı "Bir Zanbağın Hikâyesi" olarak imzasız
yayımlanmış olan erotik/pornografik hikaye "Bir Zambak Hikayesi",
diğer konulara olduğu gibi cinselliğe de kadınlar açısından bakması, kadını
yüceltmesi anlamında Mehmet Rauf’un genel çizgisine uygundur. Ancak erotik
içeriğiyle kendisinin başına bela olmuş, 8 ay hapis yatmasına ve askerlikten
çıkarılmasına neden olmuştur.
Kitabın “Başlamadan Evvel” başlıklı önsözünde yer alan, kadının
cinsel organına düzdüğü methiye, yazarın bakış açısını özetler niteliktedir.
2. Kitap neden Osmanlıcası
ile birlikte basılmıştır? Böyle basılmasının özel bir anlamı var mı?
Bir kitabın çevirisi, her zaman yazıldığı dildeki
lezzeti vermiyor. Bu başka diller için ne kadar geçerliyle Osmanlıca için de
geçerli. Hatta Latin alfabesine geçişle birlikte "Eski Türkçe"
kelimeler yerine yeni kelimeler üretmeye kalkışmak ve bu ikame kelimelerle
edebiyat yapma uğraşı dilimizi zenginleştirmenin aksine imkanlarını
kısıtlamıştır da.
Biz de söz konusu metni Osmanlıcasından okuyabileceklere bu
fırsatı vermek istedik.
3. Servet-i Fünun’un
gelenekçi olmadığı aşikar, fakat geleneklerden bihaber de değillerdir. Bu
durumlar altında Mehmet Rauf’u böyle bir romanı yazmaya iten nedir?
Yazarı böyle bir roman yazmaya iten nedenlerle ilgili
sanıyoruz ancak spekülasyon üretebiliriz.
Bizce en büyük neden, kitabın yasaklandığı ve yazarın hapse
mahkum edildiği gerçeğinden hareketle, cinsellikle ilgili toplum üzerinde çokça
hissedilen baskılardır diyebiliriz. Baskılar, genelde düşünen ve yaratan
zihinleri, toplumda yankı bulmayan gerçekleri ele almaya iter.
4. Metmet Rauf’un bir
homofobik olduğunu düşünüyor musunuz? Size bu novellanın yazılış gayesi nedir?
Edebi bir kişiliği ve metni yazıldığı dönemle birlikte
değerlendirmek gerekir. Bir Zambak Hikayesi, şu dönem yazılmış olsa keyifli bir
fanteziden ibaret kalır ama yazıldığı dönem için öncü bir metindir. Mehmet Rauf
da homofobik değil "normal"in dışına çıkabilmeyi göze almış bir
yazardır.
5. Kapak niye mor-siyah?
Mor-siyah rengin seçilmesinin özel bir nedeni yok,
ayrıca biz renk seçimini daha sonra değiştirmiştik. Kapağın arkasında
durduğumuzu söyleyemiyoruz pek.
6. Cinsel serisini oluşturan
kitaplar arasında bu kitabın birinci olmasının bir sebebi var mı?
Cinsel Kitaplar'a Mehmet Rauf'la başlamamızın
nedenlerinden biri de Rauf'un sadece Eylül'den ibaret bir yazar olduğuna itiraz
etmekti. Bir de yukarıda da belirttiğim gibi Bir Zambak Hikayesi, öncü bir
metindir.
7. Bu seri ile Türk
Edebiyatına nasıl bir değer katmak istiyorsunuz?
Cinsel Kitaplar dizisine yüklediğimiz anlam edebiyatın
dönüştürücü gücüne olan inancımızdı. Erotik hatta pornografiye yakın bir dil
kurarak da güçlü bir edebiyat damarının olduğunu hem şimdiye kadar yazılmış
kitapları seçerek hem de bu anlayışta yazan yeni isimler keşfedip edebiyat
ortamına katkılar sunmayı amaçladık.
8. Kitap 1910’da basılıp
kısa bir süre geçince toplatıldıktan sonra diğer baskısına kadar nasıl bir
süreçten geçti, başına neler geldi?-
Bir Zambak Hikayesi, Mehmet Rauf'un hayatında önemli
"olumsuzluklara" neden maloldu: Ordudan atıldı. Fakat M.Rauf'un bunun
böyle olacağını bilerek davrandığından da kuşkum yok.